11 Aralık 2009 Cuma

Hamilelik ve Güzellik


Hayatınızın en anlamlı günlerini yaşıyorsunuz, bebeğinizi kucağınıza almak için sabırsızlanıyorsunuz değil mi? Dünyanın en güzel annesi olmaya hazır mısınız? Hamilelikte döneminde güzellik önerileri ve özel sorunların özel çözümleri burada!


Kuruyan Cilt



Hamilelikte döneminde cildinizde aşırı kurumalar meydana gelebilir. Cildinizi ne zaman gergin hissederseniz mutlaka nemlendirici krem sürün. Nem kaybını önlemek için bol miktarda su için.

Cilt temizliği için sabun kullanmaktan kaçının, çünkü sabun ciltteki tüm yağı emerek kurumasına neden olur. Jel ya da köpük temizleyici ürünleri tercih edebilirsiniz.


Hassas Ciltler

Hamilelik döneminde cilt türünüz değişebilir. Yağlı ciltler kuru ciltlere ya da hassas ciltlere dönüşebilir. Bu, hamilelikte sık rastlanan bir durumdur. Hassas cilde sahipseniz papatya içerikli krem ya da temizleme ürünlerini kullanabilirsiniz. Cildinizin rahatlamasına yardımcı olacaktır.


Kaşıntılar


Hamileliğin ilerleyen günlerinde göbek bölgesi ve bacaklarda kaşıntılar oluşabilir. Bu kaşıntılar zamanla geçecektir ama dayanılmaz hale geldiğinde hemen banyoya girip ılık bir duş alın ardından lavanta özlü krem ya da tatlı badem yağıyla masaj yapın.


Çatlaklar


Aniden kilo almak göbek, göğüs ve basen bölgesinde çatlakların oluşmasına zemin hazırlayabilir. Çatlakları önlemek için hamile olduğunuzu öğrendiğiniz andan itibaren tüm vücudunuza badem yağı sürerek masaj yapın. Badem yağı yoğun nemlendirme özelliğine sahiptir ve çatlak oluşumunu önlemek için etkili bir yöntemdir.


Çiller


Yaz mevsiminde hamileyseniz cildiniz güneş ışınlarına karşı daha duyarlı olabilir. Eğer yüzünüzde çiller oluşmaya başladıysa güneşe çıkmadan önce mutlaka 15 faktör korumalı güneş kremi sürün.


Cildinizdeki çilleri yok etmek istiyorsanız bitkisel formüller deneyebilirsiniz.


Çiğ patlıcan dilimlerini bir hafta boyunca her gün çillerin üzerinde gezdirin. Sürenin sonunda yok olduklarını göreceksiniz.

2 çay kaşığı rendelenmiş turpu 2 çay kaşığı ayranla karıştırın. Buzdolabında birkaç saat beklettikten sonra turp tanelerini sıkıp atın. Çıkan suyu pamukla çilli bölgelere sürün. 5 dakika bekledikten sonra bol suyla durulayın. Bu uygulamayı 2 hafta boyunca haftada 2 kez uygulayın.


Cilt Lekeleri


Hamileliğin son üç ayında cildinizde lekeler oluşabilir. Bu lekeler genellikle doğumdan sonra geçer ve izi kalmaz. Doğumdan sonra geçmeyen lekeler için mutlaka bir cilt uzmanından yardım alın.

Kaynak

Hamileyken grip aşısı yaptırılabilir mi?


Grip salgını her geçen gün daha fazla tehlike saçıyor. Gebelik döneminde olanlar hastalıktan nasıl korunmalı?



Sonbahar ve kış aylarında oldukça yaygın olarak görülen grip son günlerde hepimizi tehdit eden, gündemden düşmeyen rahatsızlıklar arasında... Hamilelik döneminde gripten korunmamız için ise aşı olmayı atlamamamız gerek. Tabii ki doktor kontrolü altında…


Gripten korunma yöntemleri açısından son yıllarda grip aşısı oldukça gündemde... Memorial Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. Banu Göker Özdemir doktor tarafından önerilmediği taktirde grip aşısının hamilelere ilk üç ayda uygulanmaması gerektiğini belirtiyor.

Grip aşısı zayıflatılmış inaktive virüsten elde edildiği için, yapılan çalışmalarda gebelik üzerinde bugüne kadar olumsuz bir etkisi gösterilmemiştir. Yine de doktor tarafından mutlak önerilmediği takdirde bebeğin organlarının geliştiği ilk üç ayda uygulanmamalıdır. Sağlık Bakanlığı’nın da bu konudaki önerisi, yüksek riskli grupta bulunan anne adaylarının ilk üç aydan sonra aşılanması yönündedir. Grip aşısı aynı zamanda emziren annelere de güvenle yapılabilir.


Grip, gebelik esnasında ortaya çıkarsa hastalık daha ağır seyredebilir


Grip mevsimi başladığında anne adayları da bu enfeksiyona yakalanabilir. Normalde bu virüsün, bebeğe geçmesi ve olumsuz bir etki yaratması beklenen bir durum değildir. Hamileliğin kendisi de tek başına gribe yakalanmak için bir risk faktörü oluşturmaz.

Genellikle anne adayları sağlıklı ve genç bireylerden oluştuğu için gribin istenmeyen etkilerinin ve ciddi komplikasyonlarının görülmesi nadirdir. Ancak bu komplikasyonların gebelik esnasında ortaya çıkması durumunda daha ağır seyredebileceği göz önünde bulundurmalıdır.

Kaynak

Özellikle gebeliği sonbahar- kış aylarına denk gelen anne adayları, grip aşısı ile ilgili olarak, kadın hastakları ve doğum uzmanlarından bilgi almaları ve ancak doktorunun gerekli gördüğü durumlarda aşı olmaları doğru olacaktır.

01 Aralık 2009 Salı

Çocuğum Okula Hazır mı?



Bir çocuğun okula başlayıp başlamayacağına, 1 yıl daha anaokuluna, anasınıfına gitmesinin mi daha iyi olacağına yoksa okula başlamasının çocuk için daha uygun olduğuna karar vermek her aile için kolay olmayabilir. Bu kararı verirken anaokulu öğretmenlerinin, çocuk doktorlarının ve başlaması düşünülen okul yönetiminin fikri çok önemlidir.



Aile bu kararı verirken çocuğunu iyi gözlemlemelidir. 'Çocuk okul için hazır mı, yoksa bir yıl daha anasınıfına mı gitmelidir' sorusunu sorarken her çocuğun gelişiminin, bulunduğu yerin farklı olduğu göz önüne alınmalıdır. Arkadaşları okula başlıyor diye çocuk hazır olmadığı halde okula başlatılmamalıdır. Başka insanların düşüncelerinden çekinip çocuğun üzülmesini engellemek amacıyla çocuğu henüz hazır olmadığı halde okula yollamak çocuğun başarısız olmasına ve tüm okul hayatının bundan etkilenmesine neden olur. Aynı zamanda okula hazır bir çocuğun yanlış kararla 1 yıl daha anaokuluna gönderilmesi de bazı çocukların sıkılmasına, anaokuluna gitmek istememesine neden olabilir.


Anne baba olarak çocuğu farklı bir gözle görüyor olabileceğiniz için mutlaka anaokulu öğretmenleri, okul yönetimi ve çocuk doktorunuzla ortak bir karar vermeyi tercih edin.


Çocuğunuzun okula hazır olup olmadığını gözlemlerken aşağıdaki sorulardan yararlanabilirsiniz:


Sosyal ve Duygusal Gelişim

Kendi duygu ve düşüncelerini söyleyebiliyor mu?


Hayal kırıklıklarıyla başa çıkabiliyor mu? Yenilgiyi kabullenebiliyor mu?


Kendi isteklerinden grup içinde vazgeçip gruba uyum sağlayabiliyor mu?


Aynı şekilde kendi düşünce ve isteklerini grup içinde savunabiliyor ve uygulayabiliyor mu?

Bağımsız mı, anne babadan uzun süre için ayrılıp yaşıtlarıyla iletişim kurabiliyor mu?


Çocuğun kendine güveni var mı?


Kendi kendine meşgul olabiliyor mu?

Zeka Gelişimi

Adını yazabiliyor mu? Yaşını oturduğu yeri, adresini söyleyebiliyor mu?


1 saat sakince oturup dikkatini bir konuya verebiliyor mu?


Renkleri şekilleri bilip açıklayabiliyor mu?

10 a kadar sayabiliyor mu?


Küçüklük-büyüklük, azlık-çokluk, kısalık-uzunluk kavramlarını anlayabiliyor mu?

Anlaşılır bir şekilde konuşabiliyor mu? Dilbilgisi açışından doğru cümleler kullanıyor mu?

Dinlediği kısa bir hikayeyi tekrar anlatabiliyor mu?


Şarkıları, parmak oyunlarını ezberleyebiliyor mu?


Mantıksal düşünebiliyor, olayların arasındaki bağlantıları anlayabiliyor mu?

Şekilleri, sayıları, nesneleri gruplandırabiliyor mu?

Ezber oyunlarını (memory gibi), yap boz oyunlarını oynayabiliyor mu?


Fiziksel Gelişim


Boyu , kilosu yaşına göre normal mi?

İyi görebiliyor, duyabiliyor mu?

Sağlık açışından dayanıklı mı, yoksa sürekli geçirdiği hastalıklar nedeniyle hassas mı? Çok sık hasta oluyor mu?


Kendi başına giyinip soyunabiliyor mu?

Düğmeleri, fermuarları kendi başına açıp kapatabiliyor mu?

Tek ayak üstünde zıplayabiliyor, geri geri yürüyebiliyor mu?


Kendisine gösterilen hareketleri tekrarlayabiliyor mu?


Kalemi baş ve işaret parmağı ile düzgün tutabiliyor mu? Çizginin dışına taşırmadan boyayabiliyor mu?

Makası rahat kullanıp basit el işlerini yapabiliyor mu? Çizgiyi takip edip belli şekilleri kesebiliyor mu?

Kaba motorik gelişimi normal mi? Tırmanabiliyor, dengesini sağlayabiliyor mu? (Örneğin bisiklete binebiliyor, dar bir yükseklikte dengesini koruyarak yürüyebiliyor mu? )

Yukarıdaki noktalar ayrıca anne babaların çocuklarını okula hazırlarken de dikkat etmeleri gereken, çocuklarına destek vermeleri gereken hususlardır.

Çocuğunuzla evde oyun oynarken kaybetmeyi, hayal kırıklarını kabullenmeyi öğrenebileceği imkanlar yaratın. kızma birader gibi oyunlarda üzülmesin diye hep kazanmasını sağlamayın.

Evde küçük küçük görevler sorumluluklar verin. Kendi işlerini kendisi halledebilmeyi öğrenmesi için imkan ve destek verin.


Çocuğunuza yeterli hareket imkanı verin. Zıplayamayan, dengesini sağlayamayan, ince motorik gelişimi geride kalan bir çocuk, şekilleri çizmede yazı yazmada zorlanır. Zikzak koşamayan çocuk zikzak bir şekil çizmede de zorlanır, daire çevresinde koşamayan bir çocuk daire şekli çizmede de zorlanır. Kaba motorikle ince motorik arasındaki bağı unutmayın.


Çocuğunuzun kendisini ifade etmesine imkan verin ve bu konuda onu destekleyin, dinleyin.

Yaşıtlarıyla aynı grupta faaliyetler yapmasana olanak yaratın. Grup bilincine alışmasını sağlayın. Özellikle tek çocukların grup içinde kendilerini savunmayı ya da isteklerinden vazgeçebilmeyi öğrenmeleri için özelikle desteklenmeleri, sosyal faaliyetlerde bulunmaları gerekir. Spor grupları, hobi grupları okul öncesi çağda çok önemlidir.


Çocuğunuzun bir işe dikkatini verip konsantre olması çok önemli. Aynı anda birçok işi yapmayı seven bir çocuksa, tek bir iş üzerinde dikkatini toplamasına yardımcı olun. Bir konu üzerinde yoğunlaştığında övün.


Kendi başına, hiçbir büyük olmadan oyun kurmasına, tek başına meşgul olmasana imkan yaratın, destekleyin.


S. Nil Tuncalı

12 Kasım 2009 Perşembe

Sakinleştirici güç



Yapılan son araştırmalar anne sütünün stres üzerinde de etkili olduğunu gösteriyor...

Anne sütüyle büyüyen bebekler biberonla beslenenlere göre daha şanslı. Çünkü ileriki yaşamlarında stresle daha kolay başa çıkıyorlar. Araştırmacılar 10 yaşlarındaki 9 bin çocuk üzerinde yaptıkları araştırmada şu sonuca varmış, biberonla beslenen bebekler strese karşı daha dayanıksız. Tıpkı anne-babanın boşanması nedeniyle çocukların yaşadığı aşırı stres gibi. Bebeğin ilk birkaç yılında emzirme sırasında anneyle kurduğu yakın temas çok önemli. Çünkü bunun hem beyin gelişimine, hem de stresle başa çıkabilmede faydaları var. Ama tabii bebeğiniz memenizi emmediyse ileride bir stres topu olacak diye bir kural da yok. Siz onu şefkatinizle sakinleştirirsiniz.

Kaynak

Kitaplar & Dergiler



Anababaların En Çok Sorduğu Soruların Cevapları

  • Bebeğimizin bütün gece uyumasını nasıl sağlayabiliriz ?
  • Çocukların neden bu kadar çok karın ağrısı olur ?
  • Çocuğumun ayakkabılarının ayağına uygun olduğunu nasıl anlayabilirim ?
  • Çocuklar lens takabilir mi?
  • Ergenlik çağındaki üvey kızımın düşmanca olmasının nedeni nedir?

 
İster yen, ister deneyimli olsun, her anababanının soruları vardır. Bazı anababalar bilmeleri gereken yüzlerce şey karşısında şaşkına dönerler. Dr. Grace Ketterman'ın kitabı onlara gerekli cevapları sağlayarak yardımcı oluyor. Bir çocuk doktoru, çocuk psikiyatristi ve anne olarak Grace Ketterman anababaların sorduğu yüzlerce soruyu cevaplamak için gerekli donanıma sahip. Gerçek anababaların sorduğu gerçek sorularla dolu olan bu kitap, yenidoğandan evden ayrılana kadar ki her dönemle ilgili sorusu olan anababalar için zengin bir kaynak niteliğinde.

 
Özel muayenehanesi olan ve okullara danışmanlık hizmetleri sunan Dr. Grace Ketterman on beşten fazla kitabın yazarı. Bunlar arasında, The Complete Book of Baby and Child Care, Don't Give In, Give Choices : Winnig Your Child's Cooperation ve en çok satan kitaplarından When You Feel Like Screaming: Help For Frustrated Mothers gibi kitaplar var.

KAYNAK

08 Kasım 2009 Pazar

ALTINA İMZAMI ATARIM




"Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır.

Fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır."


07 Kasım 2009 Cumartesi

Hava soğuyor, bebek hastalıklarına dikkat!


Bebekleri nezle, grip, bronşit gibi hastalıklardan korumak için nelere dikkat etmeliyiz?



Tatil havasından çıkıp giderek daha fazla sosyal olduğumuz sonbahar aylarında çocukları, özellikle de bebekleri pek çok hastalık bekliyor. Onları bunlardan korumak çok önemli, çünkü bağışıklık sistemi henüz tam olarak güçlenmemiş bir bebek için bu mevsimde yaygın olan grip, nezle, zatürree, bronşit gibi enfeksiyonlar hayati tehlikeye yol açabiliyor.



Sadece bebekler değil, yakında okula başlayacak ve “mikroplarla iç içe” olacak çocuklar da risk altında. Burada anne-babalara büyük görev düşüyor. Çocuklarını hastalıklardan, soğuk hava koşullarından, kirli ortamlardan korumak için bağışıklık sistemlerini doğdukları günden itibaren mümkün olduğu kadar güçlendirmeliler. Nasıl mı? Tabii ki başta anne sütüyle. İşte çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanlarının konuyla ilgili önerileri...


“Bebekler rüzgardan korunmalı çünkü hemen üşütürler”


Prof. Dr. Hilal Mocan (Hilal Mocan Çocuk Kliniği)


Sonbahardaki ani hava değişiklikleri nedeniyle yaz, kış ve bahar giysileri bir arada tutulmalı. Bebekler mutlaka iki kat giydirilmeli, gerektiğinde fazla giysiler çıkarılmalı. Ayrıca aileler bebekler için yanlarında bir koton hırka, bir de ince battaniye taşımalı. Bebekler özellikle rüzgardan korunmalı. Eğer terliyse hemen üşütür.


Grip virüsü İnfluenza dışında bu mevsimde Koksaki virüsü de yaygın. Bu, ağızda yaralar yapıyor. Kusma ile başlıyor, ishal, öksürük ve yüksek ateş yapabiliyor.


Çocuklar sebze-meyve ağırlıklı beslenmeli. Özellikle elma, muz, ananas bağışıkılık sistemini güçlendiriyor. Balık, ceviz ve fındık yemek de önemli. Mikrodalga kullanılmamalı. Yemekler buharda pişirilmeli. Ayrıca spor çok önemli. Ben dördüncü aydan itibaren spor yaptırıyorum. Genellikle 5-6 yaştan sonra başlanabilir. Yüzmeye 3,5-4 yaşında bile başlanabilir.


Kışın evler sık sık havalandırılmalı. Yerler temizlenirken suyun içine bir miktar çamaşır suyu eklenmeli. Ayakkabıyla eve girilmemeli. Eve girer girmez eller yıkanmalı. Giyimden spora kadar önlem alınmalı.


“Aşılar düzenli olarak yaptırılmalı”


Prof. Dr. Leyla Ağaoğlu (International Hospital)


Soğuk hava vücudun direncini düşürüyor. Dolayısıyla bulaşıcı hastalıkların görülme sıklığı artıyor. Bu mevsimde en sık üst solunum yolu enfeksiyonlarına yani soğuk algınlığı ve gribe rastlıyoruz. Bunlarda grip aşısı faydalı olabilir. Bir de antibiyotikle tedavi ettiğimiz kısaca “beta” dediğimiz boğaza yerleşen bir bakteri türü var. Bu, bademcik iltihabı gibi hastalıklara yol açar, bulaşıcıdır.


Gripte bol sıvı alımı önemli. Ateş düşürücü de kullanılabilir. Ancak asıl ürkütücü olan domuz gribi. Okulların açılmasıyla birlikte bunun artacağından ve kışın daha ağır seyredeceğinden korkuluyor. Buna karşı yakında bir aşı piyasaya çıkacak.


Üst solunum yolu hastalıkları alt solunum yolu hastalıklarına, mesela bronşit ve zatürreeye de dönüşebiliyor. Zatürree aşısını da düzenli olarak yaptırmak lazım.


Hijyene çok dikkat edilmeli. Öpüşme olayından vazgeçmeli. Bebek illaki öpülerek sevilmez. Tokalaşmak bile riskli. Tokalaştıktan sonra eller yıkanmalı. Mikrop asıl ellerde yuvalanıyor çünkü.


“Bebekler doğadan kopuk büyütülmemeli”


Dr. Erhan Ateş (Mini Med Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Merkezi)


Bebekler bu aylarda genellikle çok sıkı giydirilir. Oysa biz soğuktan değil, ani hava değişikliklerinden ve rüzgardan korkuyoruz. Çocukların üşüyüp üşümediğini anlamak için özellikle de ense ve koltukaltına bakılmalı. Genellikle avuç içine ve burnuna bakılır, oysa bu yanlış. Giysilerde ise en sağlıklı kumaşlar ipek, pamuk ve yün.


Bebekleri aşırı korumak yanlış. Bugünkü çocuklar aşırı steril ve doğadan kopmuş vaziyette yaşıyorlar. Bu da bağışıklık sistemlerinin gelişmemesine ve sık hastalanmalarına yol açıyor. İlk aylar bu hataları yapıp 3 yaşından sonra doğaya salmak da bir işe yaramaz. Çocuk doğar doğmaz doğayla uyumlu olmalı.


Çocukları hastalıklardan korunmak için hijyen ve dengeli beslenme çok önemli. Özellikle kansızlık bağışıklık sistemini zayıflatır. Bu aylarda C ve B vitaminleri önemli. Çocukları, özellikle de bebekleri hastalıklardan korumak için öksüren hapşıran kişilerse mutlaka maske takmalılar.


Bade Gürleyen, Milliyet

Kaynak

Miniklerimizin kabanları Benetton ve Sisley’den!


Bu koleksiyonlar çocuklarımızı soğuktan korurken, şık olmalarını da sağlıyor!

Çocuk giyiminin en zevkli markaları arasında yer alan 012 Benetton ve Sisley Young, yeni ve rengarenk 2009 Sonbahar-Kış Koleksiyonu ile çocuklara, şıklıkta büyüklerle yarışacak alternatifler sunuyor.



012 Benetton’un yeni sezon koleksiyonunda, siyahın sert imajı kırmızı, beyaz ve gümüşle birleşerek hırka, şalvar ve balon eteklerle adeta yumuşuyor. Turkuvaz, narçiçeği, mor, sarı, yeşil, eflatun gibi birçok rengin görülebileceği koleksiyonda; Benetton kızları kaz tüyü anoraklar, jakarlı uzun hırkalar, pançolar, ekose gömlekler ve desenli bluzlarla şıklaşıyor. Geleneksel okul tarzı; kabanların mavi, yeşil ve narçiçeğiyle birleşmesiyle canlanıyor. Pastel renklerde kadifeler, kabarık modellerle feminen ve spor bir şıklığı temsil ediyor. Mor, mavi ve denim şehirli bir görünüm verirken; kargo bermudalar ve baskılı gömlekler sportif bir tarz yaratıyor.



Sisley Young da modayı takip eden minik kızlarımıza birbirinden güzel kıyafetler sunuyor. Ekose modeller, parlak naylonlu kumaştan kapitone ceketler ve güllerle süslenmiş montların yer aldığı koleksiyonda, siyah ve duman grisi kırmızıyla bütünleşiyor. Gri, krem ve mürdüm romantik bir hava yaratırken, kısa etekler ve çiçekli salaş bluzlar Sisley Young kızlarının şıklığını tamamlıyor. Balıkçı yaka kazaklar, taşlanmış jean’lerle kombinlenerek hoş bir görünüm oluşturuyor. Fırfır ve güller, kadife ve saten, çiçekler ve pembe, şeritler ve ince dikişler ise özel günlerde şıklığı tamamlamak için ideal alternatifler oluşturuyor.



Mickey Mouse, Donald Duck ve Superman gibi çizgi film kahramanlarını taşıyan tişört ve sweatshirt’ler, 012 Benetton’un yeni sezon koleksiyonuna renk ve hareket katıyor. Cesur renklerle sportif bir görünüm sunan koleksiyon, iç ve dış mekanlara uygun giysilerin ideal bir karışımını içeriyor. Benetton çocukları; ister düşük belli kargo pantolonları salaş üstlerle kombinliyor, isterse kolej stili yaratarak klasik kesimli üstlerle parka ve rüzgarlıkları giymeyi tercih ediyor. Hangi renkleri ve tarzı seçerlerse seçsinler, 012 Benetton ile havalı ve etkileyici bir tarz onları bekliyor.



Sisley Young’un yeni sezonundaysa, renk ve kombinasyonların çeşitliliği dikkat çekiyor. Gri, siyah ve gümüş tonlarında kapitone yelekler ve çizgili gömlekler şık bir hava yaratırken; baskılı sweatshirt’ler, havacı tarzına uygun ceket ve pantolonlar ise sportif bir görünüm oluşturuyor. Turuncu, mürdüm ve mavi tonlarındaki renk skalası, geleneksel okullu görünümünün klasik çizgisini bozmadan koleksiyona renk katıyor. Dikkatle çalışılmış, sofistike detaylarla süslenen şık alternatifler Sisley Young’da…

Kaynak
Related Posts with Thumbnails