28 Eylül 2010 Salı

Obsesyon

Katı disiplin ve baskının yoğun olduğu ortamlarda 'Obsesif Kompulsif Bozukluk' ortaya çıkıyor. Yatak örtüsünün belli şekilde katlanması ve yürürken çizgilere basılmaması bu hastalığın belirtileri olabiliyor
İstanbul Üniveritesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Konsültasyon-Liyezon Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Sedat Özkan, 'Obsesif Kompulsif Bozukluk' hakkında bilgi verdi.

'Obsesif Kompulsif Bozukluk' (OKB) ne zamandan beri gündemde?
'Obsesif Kompulsif Bozukluk' (OKB), insanlık tarihi kadar eski... İlkel toplumlardaki büyüsel törenler, belirli özellikleriyle obsesif ritüellerdir. Shakespeare 'Makbet'te 'OKB'yi çok güzel bir şekilde tanımlamıştır. Kralın ölümünün ardından sürekli ellerini yıkayan Lady Makbet, 'Akdeniz'in bütün suları gelse, bu kirli eller temizlenemez' der. Yani ruhsal kişilik duygusu, bedensel pislik duygusu ile yer değiştirmiştir. Burada bilinçdışı suçluluk duygusu belirgindir. OKB'nin içeriği; bilinçaltı baskılanmış yasak dürtüler ve bu dürtülerle bağlantılı olan suçluluk duygusuyla ilgilidir. OKB'si olan insanlarda sıklıkla kaydedilen kişilik özellikleri aşırı titizlik, mükemmeliyetçilik, aşırı düzenlilik, cimrilik ve kararsızlıktır.


AHLAK ANLAYIŞINA TERS!
OKB'nin ortaya çıkmasında etkili faktörler neler?
OKB'nin nörobiyolojik zemini kuşkusuz vardır. Aşırı kuralcı, disiplinli ve baskıcı aile yapısı, bu hastalığı tetiklemektedir. OKB, toplumda 'takıntı ve saplantı hastalığı' olarak bilinen obsesyon ve kompulsiyonlarla giden psikiyatrik bir hastalıktır. Bu hastalığın en önemli özelliği, kişilerin takıntılı düşüncelerinin ve davranışlarının farkında olmasıdır. Bu düşünceler, ahlak anlayışlarına terstir ama kurtulamazlar. 


BİR SAATLERİ GİDİYOR
Hastalık, kişiyi nasıl etkiler?
OKB tanısı alan bir hastanın günde en az bir saati takıntılı uğraşlarla geçmektedir. Günlük ve iş yaşamı, sosyal aktiviteleri de hastalıktan etkilenmektedir. OKB, uzun süre tedavi gerektiren, düzelmeler ve bazen tekrarlamalarla seyreden bir hastalıktır.


Peki takıntı bulaşıcı mı?
Son yıllarda yapılan araştırmalar OKB'nin toplumda yüzde 2 dolayında olduğunu ortaya çıkarmıştır. Yani her 50 kişiden birinde OKB bulunmaktadır. Ancak birçok kişi, belirtilerin hafif olması nedeniyle hastalığını saklar. Rahatsızlğını belli etmek istemez ve hekime başvurmaktan kaçınır. OKB, stresli bir yaşam tarzından kaynaklanabileceği gibi birinci derece yakınlarında rahatsızlık olanlarda da görülür.


OBSESYON NEDİR?
Obsesyonlar kişinin isteği dışında aklına gelen, kişiyi tedirgin eden ve de zihninden atamadığı, kontrol edemediği düşünce, düşlem, duygu ya da dürtülerdir. Kişi bunların mantıksız olduğunu bilmesine rağmen zihninden atamamaktadır. Tüm karşı koymalara rağmen bu takıntılar zorlayıcı, huzursuzluk verici, inatçı ve tekrarlayıcıdır.

ERKEKTE 19, KIZDA 22 YAŞINDA GÖRÜLÜYOR
Hangi yaş aralığında daha sık görülür?
Hastalığın ilk belirtileri küçük yaşlardan itibaren başlayabilmekle beraber ortalama başlangıç yaşı 20'dir. Nadir olarak daha ileri yaşlarda da başlayabilir. Genellikle ergenliğin sonuna doğru ya da erken erişkinlik döneminde başladığı söylenebilir. OKB hastalarının, üçte biri ilk belirtileri çocukluk döneminde yaşamaya başlar. Olguların yarısından fazlasında belirtiler anidir. Stresli yaşam da hastalığın başlamasını kolaylaştırmaktadır. 


HUZURSUZLUĞA DİKKAT
Kaç yaşından itibaren görülmeye başlar?
Etkisi uzun yıllar sürer mi? İki yaşından başlayarak çocuklarda ve ergenlerde bazı obsesyonlar ve kompulsiyonlar görülebilir. Bu belirtiler genellikle bir dönem olup, sonra kendiliğinden kaybolabilir. Yatak örtüsünün belli şekilde katlanması, ışığın açık bırakılması, yürürken çizgilere basılmaması ve mikrop kapma korkusu OKB'yi düşündürtecek belirtiler olabilir. Çocuk ve ergenlerde belli yaşlarda başlayıp, genelde okul çağı ya da ergenlik sonuna kadar sürebilen bu belirtileri hastalık olarak görmemek gerekir. Çocuğun günlük yaşam aktivitesini bozacak denli yoğunlaşırsa ya da çocuk şiddetli huzursuzluk ve sıkıntı yaşamaya başlarsa bir çocuk psikiyatristine danışmak gerekebilir. OKB kadınlarda ve erkeklerde eşit oranda görülür. Erkeklerde ortalama 19, kadınlarda ise ortalama başlangıç yaşı 22 olarak saptanmıştır.

CİNSELLİK DÜŞÜNÜP EVDEKİ FİŞLERİ KONTROL EDERLER
Sık görülen OKB'ler nelerdir?
Obsesyon ve kompulsiyonlar en sık şu şekillerde görülür:

Kirlenme obsesyonu
Kişi dokunduğu ve oturduğu yerden ya da giydiği giysiden kendisine zarar verecek, kirletecek bir şey bulaşmış olabileceği obsesyonuna kapılır. El sıkışınca, paraya dokununca, kapıyı tutunca temas ettiği nesne ya da canlıdan kendisine mikrop, sperm, idrar ya da dışkı gibi vücut atıklarının bulaşabileceği şekilde obsesyonları vardır. Tuvalete girdiğinde giysilerine idrar sıçramış olabileceğini, bulaşık ya da çamaşır makinesindeki kirlilerin iyi yıkanmamış olabileceğini, market rafından aldığı gıda ya da benzeri nesnenin kutusuna daha önce dokunan birinden herhangi bir şey bulaşabileceğini düşünür. Bulaşma obsesyonu ortaya çıktığında kişi, kendisini ya da o nesneyi yeniden belli sayıda yıkamak için karşı koyamadığı bir dürtü hisseder.
Kontrol etme obsesyonu
'Anahtarı yanıma aldım mı?', 'Ocağı kapattım mı?', 'Fişi çektim mi?' gibi bir eylem ya da davranışı yapıp yapmadığından emin olamama obsesyonudur. Kontrol etme obsesyonu olan kişi, emin olamadığı eylemi tekrar tekrar kontrol etmek zorunda hisseder. Kontrol etmediğinde, giderek yoğunlaşan anksiyete duygusu yaşar. 


Simetri obsesyonu
Belirli ortam, nesne ya da durumların simetrik bir şekilde olması gerektiği obsesyonu ya da bir eylemin belirlenmiş bir sırada yapılması gerektiği obsesyonu olarak görülür. Masanın üzerindeki eşyalar belirli bir düzende durmazsa çalışmaya başlayamama ve sürekli o düzeni korumaya çalışmaktan işi yapamama olarak ortaya çıkar.

Dini obsesyonlar
Dindar bir kişinin ibadet sırasında aklına günah olduğunu düşündüğü şeylerin gelmesi şeklinde görülür. Örneğin; bu düşünceler namaz sırasında gelirse, kişi yoğun anksiyete ve suçluluk duygularıyla birlikte, namaza yeniden başlamak zorunda kalır. Bazen namaz saatlerce sürer.
Cinsellikle ilgili obsesyonlar
Sıklıkla kişinin aklına ayıp ya da günah olarak değerlendirdiği cinsel eylem ya da düşüncelerin gelmesidir. Yakınlarıyla seks, karşısındaki kişinin cinsel organına baktığının sanılacağı korkusu, çırılçıplak soyunup sokağa çıkma, eşcinsel olma ve benzeri tarzda olabilir.

Saldırganlık obsesyonu
Genellikle kendisine, çok yakınlarına ya da başkalarına zarar verecek bir eylemde bulunabileceği şeklinde ortaya çıkar. Çocuğunu, eşini, anne babasını yaralayabileceği, öldürebileceği düşüncesini taşır. Bazen kişi bu düşüncelerini eyleme çevirebileceğinden o denli korkar ki, evdeki tüm kesici aletleri ortadan kaldırabilir. Böyle bir takıntısı olan kişi aslında bu eylemi hiçbir zaman yapmaz.


BANA 'DELİ' DEMESİNLER
Nasıl teşhis ediliyor?

OKB birdenbire başlayabileceği gibi sıkıntılı bir olaydan sonra da ortaya çıkabilir. Bu hastalar genelde titiz, düzenli ve mükemmeliyetçi kişilerdir. Konuşmaları aşırı düzgün ve kibardır. Düşüncelerine inatçılık hakimdir. Kişi bunu saçma bulsa da bir türlü engelleyemez. Ama mantığına, görüşlerine, ahlak anlayışına ve inançlarına ters bulur. Bu düşüncelerden kurtulmaya çabalar. Fakat çabaladıkça düşünceler artar. Bu kez de akılına gelen düşüncelerin içeriğine göre kendisini günahkâr ve suçlu gibi görmeye başlar. Bu aşamadan sonra hayat hastalar için çekilmez hale gelir.

Hastalık varlığını nasıl gösterir?
Hastaların bir bölümü uzun zaman bu saçma düşünce ve davranışların bir hastalık olduğunu düşünmez. Çoğu hasta ise bu düşüncelerini yakınlarına, ailesine ya da bir doktora söylemeye çekinir. Aklına gelen düşüncelerden utanır ya da kendisine 'deli' deneceğinden korkar. Bu yüzden çoğu OKB hastası, tedaviye geç başvurur ve zaman yitirir.

Kurşunlu anne sütünü organik gıda temizler

İnsan sağlığı için çok tehlikeli olan kurşun, özellikle çocuk gelişiminde kalıcı sorunlar yaratıyor. Güvenilir olmayan sütlerle beslenen çocuklarda zehirlenmeye neden olan bu ağır metal, sudan ve yiyeceklerden vücuda girebiliyor 
  


Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sindirim, Karaciğer Hastalıkları ve Beslenme Bilim Dalı Prof. Dr. Ender Pehlivanoğlu, kurşunun vücuda ana giriş yolu olan sindirim sistemi olduğunu belirtirken; bebek ve çocukların beslenmesiyle ilgili ise şu önerilerde bulunuyor: "Otoyollara yakın tarlalarda üretilen bitkisel ve hayvansal ürünler sakıncalıdır. Sanayi te-sislerine yakın tarım alanları veya kimyasal atıklarla kirlenen sularla yetiştirilen meyve ve sebzeler risklidir. Bu bölgedeki hayvanların et ve sütleri de kurşun içerebilir." Prof. Dr. Ender Pehlivanoğlu, kurşun zehirlenmesiyle ilgili sorularımızı yanıtladı. 

ANNE SÜTÜNDE BİLE OLABİLİR 

Anne sütü kurşun içerebilir mi? Ve bu nasıl anlaşılır? 

Kirli çevrede yaşayan annelerin sütünde kurşun ve diğer zararlı kimyasal maddelerin bulunması çok da sürpriz değildir. Ancak annenin sütündeki maddeleri anlaması mümkün olmaz. Anne, sütünde bulunan tüm maddeleri, laboratuvar testleri ile belirleyebilir. Zehirlenmeden şüphe edildiğinde kanda kurşun düzeyi ölçülerek teşhis yapılabilir. Doku örneklerinde ve saç gibi yapılarda dahi kurşun miktarı ölçülebilir. Sütte bulunan kurşun düzeyi de ancak bu şekilde belirlenebilir. Toksik seviyeyi aşan miktarlar ise bebek için sakıncalıdır.

ORGANİK BESLENMELİ
Bir anne, eğer sütünde kurşun varsa bunu bebeğine geçirmemek için ne gibi bir önlem almalı? Neleri kesinlikle yemeli, yememeli?
Temiz su, temiz besin ve temiz çevre, anne sütünün de temiz ve güvenli olmasını sağlayacaktır; en temel koşullar bunlardır. Annelerin boya, kimyasal maddeler, toz ve meslek nedeniyle kurşun içeren kimyasal maddelerden uzak durması gerekir. Bunun dışında organik besinler tüketilmesi, pil ve akü gibi ağır metal bulunduran ortamlardan kaçınılması da yararlı olur.

Bebek mamalarında kurşun tespit edildiği haberleri çıktı. Gerçekten olup olmadığı konusunda siz ne düşünüyorsunuz, açıklama yapabilir misiniz?

Uluslararası standartlara göre üretilen bebek mamaları kurşun içermez. Bu tür mamaların bebeklere verilmesi kesinlikle sakıncalı değildir. Anneler marka güvenilirliği olan, standartlara uygun koşullarda üretilen markaların bebek mamalarını güvenle kullanabilir. Bu tür durumlar, ancak standart dışı ve merdivenaltı üretimlerde incelenmelidir.


KURŞUN ZEHİRLENMESİ NEDİR?
Kurşun zehirlenmesi nedir, nasıl gelişir?
Ağır bir metal olan kurşun insan vücuduna girdiğinde organlarda birikerek organların işlevini bozar. Kan hücreleri ve kemik iliği görevini yapamaz hale gelir. Bu tablo, 'kurşun zehirlenmesi' olarak isimlendirilir.

Kurşundan uzak durmak, etkilerini azaltmak olası mıdır?
Elbette... Temiz çevre, temiz besin ve su; kurşun zehirlenmesinden uzak durmanın başlıca yollarıdır. Boya ve kimyasal maddelerin ve benzinin içindeki kurşun doğada yıllarca kalır, bitki ve hayvanların yapısına katılır. Bu yüzden güvenli olmayan sütle beslenen bebeklerde zehirlenme ortaya çıkabilir. Bebek mamalarının da kurşunsuz olması koşuldur. Yani güvenilir ve uluslararası standartlarda üretim yapan markaları tercih etmek gerekiyor. Ayrıca akü ve kristal yapımında çalışan bireylerde kurşun zehirlenmesi daha çok görülür.

HÜCRELERE KADAR ULAŞIR
Kurşun vücuda nasıl nüfuz eder?
Kurşunun vücuda ana giriş yolu sindirim sistemidir. Su ve besinlerle alınan kurşun bağırsaklardan emilerek kana karışır ve tüm dokulara dağılır. Deriden kurşun emilimi de mümkündür.

Kurşun niçin vücutta birikir, neden atılamaz?
Kurşun kana karıştıktan sonra tüm doku ve hücrelere kadar ulaşır ve depo edilir. Dokuya bağlanan kurşunun ayrılarak tekrar atılması zordur. Bu nedenle az miktarda alınan kurşun yavaş da olsa birikerek zehirleyici (toksik) seviyelere kadar ulaşır.


Birikmiş kurşun vücuttan nasıl atılır? Tedavisi nasıl yapılır?
Tedavide ilk yapılması gereken, kurşun içeren sıvı ve maddelerle temasın kesilmesidir. Kurşunun vücuttan atılmasını sağlayan çeşitli ilaçlarla kan ve dokulardaki kurşun düzeyi azaltılır ve organlar kurşundan arındırılır.

YAVAŞ YAVAŞ ZEHİRLER
Kurşun özellikle hangi gıdalardan bulaşır? Özellikle bebek ve çocukları hangi gıdalardan uzak tutmak gerekir?
Otoyollara yakın tarlalarda üretilen bitkisel ve hayvansal ürünler sakıncalıdır. Sanayi tesislerine yakın tarım alanları veya kimyasal atıklarla kirlenen sularla yetiştirilen meyve ve sebzeler risklidir. Bu bölgedeki hayvanların et ve sütleri de kurşun içerebilir.


Kurşunun insan sağlığı için önemi nedir?
Kurşun, insan vücudu için zararlı bir metaldir. Çevre kirlenmesine bağlı olarak doğada biriktiği gibi, çeşitli yollardan bedenimize ulaşır ve organlarda depolanarak zehirli etkisini göstermeye başlar. Biriken kurşun miktarı belirli düzeylere ulaşmadan hastalık belirtileri ortaya çıkmaz. Zehirlenme ise insan vücudunda yavaş yavaş oluşur.


BOY KISALIĞI DA EN ÖNEMLİ BULGULARDAN...
Kurşunun zararlı etkileri nelerdir, ne gibi belirtiler ortaya çıkar?
Bebek ve küçük çocuklarda zehirlenmenin ilk bulguları; dikkat kusuru, okuma bozukluğu ve öğrenmede başarısızlık olabilir. Huzursuzluk, aşırı hareketlilik, bacak ve eklem ağrıları ortaya çıkar. Boy kısalığı da en önemli bulgudur. İşitme güçlüğü, baş ağrısı ve görme bozukluğu ilerleyen dönemde dikkat çeker.

OYUNCAKLARA VE BOYALARA DİKKAT!
Bebeklerin ya da çocukların kurşunla temasının önlenmesini nasıl sağlayabiliriz?
Kullanılan suyun ve verilen besinlerin, mamaların kurşunsuz olmasına özen gösterilmelidir. Bebeklere sadece uluslararası kriterlere uygun bebek mamaları verilmelidir. Sanayi atıkları, kimyasal maddeler ve ev tozunun kurşun içerdiği hatırlanmalıdır. Evlerde ve tozlu ortamlarda su ile yapılan temizlik kurşunu gidermede daha başarılıdır. Evlerimizde kurşunsuz boya kullanılması, bebek ve çocuk oyuncaklarının kurşunsuz maddelerden üretilmesi gereklidir.

Kurşun maddesi özellikle hangi ürünlerde bulunur? Bunlardan korunmak nelere dikkat edilmelidir?
Boyalar, bazı pil ve elektronik aygıtlar, benzin, sanayi atıkları kurşunun ana kaynaklarıdır. Ağır metal kullanarak üretim yapan kuruluşlar kurşunun doğaya salınmasına neden olur. Kurşunlu ortamda beslenen hayvanların et ve sütlerinde dahi kurşun miktarı yüksektir.


AB STANDARTINA UYGUN OLMALI
Oyuncak, pil vb. seçimlerinde aileler nelere dikkat etmeli?
Boyası çıkan oyuncak ve cisimler ağza götürüldüğü ve emildiğinde kurşun zehirlenmesinin temeli atılmış olur. Oyun hamurları ve oyuncakların kurşunsuz üretim teknolojisi ile yapılmış olmaları koşuldur. Küçük çocukların için elektronik ve pilli oyuncaklar tercih edilmemelidir.

Bir üründe kurşun olduğunu gösteren etken madde nedir, örneğin duvar boyasında, çocuk mobilyalarının boyasında?
Ev ve özellikle çocuk odalarında kurşunsuz boya kullanılması gerekir. Boya ve çocuk eşyalarında AB standartlarına göre üretim yapıldığının kanıtı olan logo ve sembollerin veya belgenin sorgulanması lazım.







kaynak:günaydın

9 Eylül 2010 Perşembe

İyi Bayramlar....



HERKESE ŞEKER TADINDA BAYRAMLAR.........