14 Mayıs 2009 Perşembe

Yeni alternatif: Botanik Turları

Antalya'da, yeni alternatif turizm seçeneği "Botanik" turları oldu. Botanik meraklısı turistler de, Antalya'nın zengin bitki örtüsüne hayran kaldı.

Ülkemizin çeşitli turizm alternatiflerinden biri olan "Botanik" turları, yurt dışından her yıl binlerce kişiyi Antalya'ya çekiyor.

Botanik meraklısı turistler, zengin endemik bitkilerini yerinde görmenin heyecanını yaşıyor. Rehberler eşliğinde bir haftalık turla Almanya'dan gelen yaşları 45 ile 72 arasında değişen botanik sevdalısı 17 Alman, Ulupınar Botanik Restaurant'ta incelemelerde bulundu. Ulupınar'ın eşsiz doğasına hayran kalan Alman botanikçiler, bölgedeki ağaçları sayıp çiçeklerini inceleyip bol bol fotoğraf çekti.

Orkideleri hayranlıkla izleyen Alman grup Ulupınar'ın doğasına da imrendi. Bir haftadır Alman gruba eşlik eden Rehber Mehmet Taş, özellikle baharın gelmesi ile ortalığın yeşillenmesi, çeşitli bitkilerin ortaya çıkmasının turistleri oldukça heyecanlandırdığını belirterek "Kayseri'de başlayan turumuz genellikle birçok güzergahta yürüyerek devam etti. Kayseri'den, Ihlara vadisi, Kapadokya derken Antalya'ya geldik. Termessos bölge gezisinin ardından turu Ulupınar'da Botanik Restaurant'ta tamamladık. Ulupınar'ın geniş alanda kurulu bulunan Botanik Restaurant'ın orkideleri onları çok büyüledi. Bir daha gelmek istediklerini defalarca ilettiler." dedi. Alman Grubu adına bir açıklama yapan Botanik Uzmanı Dr. Ulrice ise, Türkiye'nin botanik zengini ender ülkelerden biri olduğunu belirterek şunları söyledi: "Burayı keşfetmek ve bu güzellikleri yerinde görmek çok heyecan verici. Özellikle Ulupınar çok farklı ve doğal yapısı ve orkideleri ile bizleri çok etkiledi. Botanik restaurantta bizlere verilen hizmeti hiç unutmayacağız."



11 Mayıs 2009 Pazartesi

Çocuk Sağlığına Oyunun Katkıları

Oyun, çocuğun fiziksel, zihinsel, dil ve sosyal kapasitesinin gelişmesine fırsat vererek toplum içindeki sosyal rolünün, özdeşiminin ve kendini diğer bireylerden ayıran özelliklerin farkına varmasını sağlar. Çocuk oyun sırasında kendisini ve çevresiyle ilgili bilgileri ifade etme olanağı bulur.

Oyun, çocuğa kurallara uymayı, sorumluluk almayı, işbirliğini ve diğer insanlara saygılı olmayı öğretir. Ayrıca girişimci olma, tehlikeyi göze alma, karar verme ve problem çözme yeteneğinin gelişmesine yardımcı olan önemli bir unsurdur. Bunların yanı sıra, oyun sırasında çocuğun kendisine güvenini geliştirme, duygusal ve sosyal ihtiyaçlarını karşılamada, kendi kendine yeterli olabilme gibi nitelikler kazandırır.

Çocuğun benlik gelişiminde ve sosyalizasyonunda oyun etkili bir gelişimsel süreçtir. Oyun, çocuğun dikkatinin yoğunlaştırılması ve bunun sürdürülmesine olanak sağlar. Oyun sırasında dikkatini bir noktaya toplama deneyimleri yapan çocuk bunu günlük yaşantısına da aktaracaktır.

Oyun oynayan çocuk, zaman ve mekan kavramlarına ait bilgileri çok doğal bir ortam içinde öğrenir. Grup oyunlarında bekleme, devam etme, başlama, bitirme, gibi durumlar zaman kavramının yaşam içinde özümlenmesini sağlar. Ayrıca, bahçede, sınıfta değişik köşelerde yapılan etkinlikler de mekan kavramının gelişimini destekleyici niteliktedir. Bunların yanı sıra, çocuk oyun içinde oyun materyallerini değişik durumlarda kullanarak, renkleri birbirine karıştırarak, nesneleri bir kaba doldurup boşaltarak materyallerin niteliksel ve niceliksel özellikleri hakkında bilgi edinir.

Oyun Tercihini Etkileyen Faktörler

Oyun gelişimini etkileyen faktörler( yaş, sosyoekonomik düzey) aynı zamanda oyun tercihini de etkilemektedir. Bunlardan başka çevre düzenlemesi, materyal seçimi, eğitimcinin fonksiyonu, çocuğun oyun tercihini etkileyen diğer faktörlerdir.

Çevre Düzenlemesi ve Materyal Seçimi

Oyun, doğal, planlanmamış ve açıkça yapılandırılmamış etkinliklerse de, oyun aracılığıyla rastlantısal ve planlanmış öğrenmenin oluşması için, çocuğun yararlanabileceği şekilde çevrenin organizasyonu ve uygun materyal seçimi içeren bir hazırlığın yapılması gereklidir.

Oyun ortamı çocuğun güven duyabileceği ve kolayca maniple edebileceği şekilde düzenlenmelidir. Çocuğun yetenekleri ilgileri ve gelişim düzeyi doğrultusunda, fizik ve zihin gücünü geliştirebilecek bir düzenleme yapılmalıdır. Çocuğun kapasitesi göz önünde bulundurularak ne aşırı uyarıcı yüklü, ne de potansiyelini kullanabileceğinden az uyarıcılı olmalıdır.

Çocuğa Ait Özellikler

Çocuklar, kendi kendilerine oynarken ya da arkadaşlarıyla oynarken, YAŞ ve CİNSİYET’ leriyle ilişkili olarak, zihin, fizik özelliklerine göre oyuncak seçerler. Çocuklar cinsel kimliklerinin bilincine vardıkları dört yaşından itibaren cinsiyet tipli oyuncakları seçerler.

Oyun gelişimini etkileyen faktörler:

1 - Yaş

Çocuğun yaşı, oynanan oyun tipini etkileyen en önemli faktördür. Oyun, dil, zihin, sosyal ve motor gelişim özelliklerinin yansıtıldığı bir aktivitedir. Dolayısıyla oyun, çocuğun yaşına paralel olarak bir değişim ve gelişim göstermektedir. Oyun oynama sürecinde çocuk, sosyal bir birey olarak tek başına oyundan, sosyalize olmuş oyuna doğru bir geçiş sergiler.

2 - Cinsiyet

Kız ve erkek çocukları aynı gelişimsel oyun aşamalarından geçmektedir. Kız ve erkek çocuklarının oyun davranışları arasındaki tek fark, cinsiyetlerine özgü oyun tipini daha fazla tercih etmeleridir. Örnek olarak, kız çocukları daha çok sembolik oyunu, erkek çocukları ise daha çok yapı-inşa oyunlarını tercih etmeleri verilebilir.

3 - Sosyo-ekonomik düzey

Çocukların oyunlarının gelişimi, sosyo ekonomik düzeylerinden etkilenmektedir. Oyun, iyi organize edilmiş zengin uyarıcılı çevresel koşullarda normal gelişimini gösterebilir. Aksi tekdirde, çocuğun gelişimine, dolayısıyla da oyunun gelişimine ket vurulmuş olur.

3. Materyale Ait Özellikler

Değişik amaçlar için kullanılabilecek çok fonksiyonlu olmalıdır. Çocuğun ilgisini çekecek renk, boyut ve yapıda olmalıdır. Dayanıklı, sağlam olmalıdır. Çekici olmalıdır. Bu dikkati yoğunlaştırma ve hayal gücünü motive edici bir özelliktir. Çeşitli gelişim alanlarını birden destekleyebilecek zengin uyarıcıları içermelidir. Çocuğun farklı deneyimlerine fırsat vermek için, oyun materyalleri hem gerçek hem de bunların minyatürü olan iki boyutlu örneklerden seçilmelidir. Materyalde yenilik özelliği de önemlidir. Sürekli aynı materyalde oynayan çocuk için materyal çok fonksiyonel olsa bile ilk cazibesini kaybeder. Bu nedenle materyallerin belirli zamanlarda değiştirilmesinde yarar vardır. Çocukların yararlanabilecekleri oyun materyallerini aşağıda belirtildiği gibi gruplandırmak mümkündür.

1- Büyük kasların gelişimini destekleyen oyun materyalleri;Tırmanma aletleri, itme ve çekme aletleri, büyük toplar, yuvarlanma minderleri, bloklar, bisiklet.

2- Küçük kasların gelişimini destekleyen oyun materyalleri; çeşitli renkli kağıtlar, makas, dikiş panoları, boncuk, ip, manupulatif oyuncaklar, boş kutular.

3- Duyu ve kasların gelişimini destekleyen oyun materyalleri; Farklı özelliklerdeki dokunma panoları, yıkanabilir, kırılmaz bebekler, ses çıkaran oyuncaklar.

4- Belleği çalıştıran, problem çözme becerisini geliştiren oyun materyalleri; Yap-boz, takmalı, sökmeli oyuncaklar, ip ve boncuk, halka, anahtar, kilit, ayna, büyüteç, mıknatıs, boncuklu hesap tahtası, kitaplar.

5- Dramatizasyon materyalleri;Mesleklere özgü giysiler, takılar, mutfak malzemeleri, temizlik malzemeleri, kuklalar.

6- Duyu ve düşünceyi açığa çıkaran yaratıcılığı geliştiren oyun materyalleri; boya kalemleri, tebeşir, fırça, kum, hamur, kil, tahta, çekiç, çivi, müzik aletleri, artık materyaller.

Çocuk yaşının özelliklerine uygun materyali kullanma eğilimindedir ve materyalin kullanılması da gelişimsel bir takım adımları kapsar.

Çocuk altı aydan itibaren tek bir nesneyle oynar, sonra farklı iki nesneyle ilişki kurar ya da iki nesneyi bütünleştirir. Daha sonra benzer objeler arasında ilişki kurar ve son olarak sembolik amaçlar için onu kullanabilir. Böylece çocuk kullandığı materyale farklı bakış açıları getirerek çevresiyle ilgili farklı bilgilerini yansıtabilir

Yedi aylık bebek, görme ve dokunmayla ilgili görsel ve dokunsal deneyimler ile objeleri manipule eder ve objeleri ağzına alarak tanımaya çalışır. Onüçüncü ayda materyalin fiziksel fonksiyonuyla ilgilenir, onsekizinci aya doğru iki obje ile basit fakat önemli zihinsel fonksiyonlu ilişkiler kurabilir. Nesnenin manipulasyonu zihinsel gelişimin bir göstergesidir. Ve erken çocukluk döneminden itibaren gözlenen bu manipulasyon davranışları, ilkel oyun davranışlarının temeli olarak düşünülmektedir.

Çocuk, bir nesneye göre gösterdiği tepkiyi, diğer bir nesneye de aktarabilmeyi başarmışsa materyalle sembolik düzeyde oynayabiliyor demektir.

Çocuğun materyali sembolik düzeyde kullanması, tasavvur yeteneğinin gelişmiş olmasını gerektirir. Bu, dış dünyadaki eylemlerin içte temsil edilmesidir. Çocuk iki yaşına kadar yeni durumlara deneme yanılmalarla uyum sağlar. İki yaşından sonra çocukta tasavvurlu düşüncenin ürünü olarak anlama gelişmeye başlar, olayları kendine göre zihninde canlandırabilir. Ancak bu zihinsel olgunlaşmayla birlikte herhangi bir nesneyi başka bir nesnenin yerine geçecek bir kullanım ortaya çıkar.

Sembolik oyun gelişiminin ilk dönemlerinde, asıl nesne ile nesnenin yerine geçecek nesne arasında fiziksel olarak benzerlik gözlenmektedir. İleri aşamalarda, iki nesne arasında bir benzerlik olmasa da çocuk hayal gücünü kullanarak, ilk defa karşılaştığı nesneyi zihnindeki eski şemalar içinde değerlendirir ve yeni bir durum içinde sembolik anlamda kullanabilir..

Oyun Sırasında Eğiticinin Rolü

Çocuklar arasında bireysel farklılıklar vardır, bazı çocuklar zaman zaman yetişkinin rehberliğine ihtiyaç duyabilir, çocuğun böyle bir anda eğitimcinin yanında olduğunu düşünmesi onu rahatlatacaktır. Oyun çocuklara deneme yanılma yolu ile problemlerine çözüm getirmelerine yardımcı olur ve çocukların belirli riskleri göze alma deneyimlerini arttırır. Eğitimcinin oyunun çocuğa bu katkıları göz önünde bulundurarak, çocuğa yapacağı rehberliği bir yöntemle belirlemelidir. Eğitimci ne aşırı aktif ne de aşırı pasif, geri planda bir tutum içine girmemelidir. İhtiyacı olduğu anda çocuğu gerçekten rahatlatacak ve onu bir ileri düzeye götürecek bir rol üstlenmelidir. Ancak çocuğa kendi problemini kendi çözebileceği kadar bir süre tanınması gerektiği de göz önünde tutulmalıdır.

Okula yeni başlayan yada çeşitli duygusal problemleri gözlenen bir çocuk için eğitimcinin yönlendirici rehberliğinin özel bir önemi vardır. Bu çocuklar kendilerini ifade etmede, oyuna ilk adımı atmada, başlanan bir oyunu bir düzen içinde sürdürmede ihtiyaç duydukları desteği eğitimcinin bu yöndeki yönlendirmelerinde bulacaklardır.

Oyun ve Oyuncak Seçerken Nelere Dikkat Etmeliyiz

Oyuncak kutusunda kilit olmamalı, ya da kendiliğinden kapanan ama çocuğunuza zarar vermeyecek bir mekanizma bulunmalı. Oyuncaklar çocuğun yaşına uygun olmalı. Kolayca kopup, çocuğun ağzına atacağı küçük parçaları olmamalı. Sivri uçları, kesici kenarları olmamalı. Parmaklarının sıkışabileceği ek yerleri olmamalı. Gözlerine zarar verebilecek çıkıntıları olmamalı. Çocuğunuza uygun büyüklükte ve ağırlıkta olmalı. Zehirsiz boyalarla boyanmış olmalı. Oyun değeri olmalı ve sadece yıkıcı deneyler yapmak için kullanılmamalı. Oyuncaklar düzenli olarak gözden geçirilmeli, hasarlı ve kırık olanlar atılmalı. Dış alanlarda: Oyun alanının tabanı yumuşak, etrafı çitle kaplı olmalı. Oyun alanından zehirli bitkiler temizlenmeli. Oyun araç ve gereçleri yere güvenli bir şekilde sabitlenmeli. Bozuk paralar, kibrit, çakmak, sigara izmariti oyun alanında olmamalı. Mutfakta oyuncak bulunmamalı.

Kaynak:
Dr. Hülya Ercan, Doç Dr. Songül Yalçın
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültes

10 Mayıs 2009 Pazar

(KÜRTAJ)BİR HAYAT VE ANNELER GÜNÜ

Size kürtajla duyduğum ve yakın çevremin başından geçmiş bir olayı anlatmak istiyorum.Bu olay bizim karşı komşumuzun başından geçiyor:


Bu kişinin o aralar 2 çocuğu var biri kız diğeri erkek.Kadın tekrar hamile kaldığını öğreniyor ve aldırmak istiyor.Gidip aldırıyorda.(Nasıl kıyıyor hala anlamış değilim.Bu konuda o kadar kızgınım ki bu insanlara elimde olsa boğabilirim!)

Aradan biraz zaman geçiyor kadın ın canı hala onu yemek istiyor bunu yemek istiyor yani hala aşeriyor.

Neyse gel zaman git zaman anlıyor ki hamile!!Aldırdığı o minik bebek ikizmiş ve o gitmiş ikizi şuan hala hayatta ve adıda BARIŞ
NOT:Ölen bebek ise rüyalarında hep annesine kefen içinde sunulmuş.

Demek istediğim dünyaya geliyorsa eğer o bebek rızkıyla geliyordur.Kulun canını bir başka kul alamaz bu en yakını annesi bile olsa.
Ancak onun canını yine onu YARADAN alabilir.
Bakmaya gücün yoksa eğer yapma,o senin karnında yaşamaya başlayıncada onun canını almaya hakkın yok.
Ne anneler,ne aileler var ki çocuk hasretiyle yanıp tutuşuyorlar.
Bu kadar cani olacağına doğur bir başkasına evlatlık ver.
Çünkü sen en başından vazgeçmişsin zaten ondan.
En azından bir başkasına dünyaları bağışlamış olursun.
Bu konuda daha o kadar yazacak şeyim var ki.
Daha fazla uzatıp okuyanlarıda sıkmaya gerek yok diye düşünüyorum.Kendinize ve meleklerinize iyi bakın.

ANNELER GÜNÜ
Burdan tüm annelerin,Annemin,Anne olan blog arkadaşlarımın ve Anne olacak ve Anne adayı tüm blog arkadaşlarımın ANNELER GÜNÜ KUTLU OLSUN...